SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI;

Sevgili okuyucularım, Türk devleti var olduğundan beri daima onu yıkmaya, parçalamaya yönelik faaliyetlerin hedefi olmuştur. Türkiye’nin müttefiki ve dostları olduklarını iddia eden bazı ülkeler 15 Nisan’da hiçbir belgeye dayanmayan savlarla güya bizi mahkûm etmeye çalışmalarını her yıl basından izlemekteyiz.

14 Nisan 2017 13:28
A
a
      Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve insanını karalamayı hedef alan sözde dost ülkeler çok açık bir şekilde bilmeli ki ortada ne bir soykırım, Ermeni vatandaşlarıyla ne bir meselesi ne de bir kan davası vardır.1960 lı yılların ikinci yarısından itibaren Avrupa’ya yerleşen Ermeni grupların ülkemiz aleyhine başlatmış oldukları karalama kampanyaları,  1973 yılından itibaren kanlı terör hareketlerine dönmüştü. Her yıl maksatlı olarak 15 Nisan’da gündeme gelen sözde Ermeni sorununun ne kadar yalan olduğunu, bu konuda Ermeni devletinden belge sunulmasını gerek yetkililerimiz gerekse tarihçilerimiz dile getirmelerine rağmen bu asılsız iddia her yıl gündeme gelmektedir. Belgesi olmayan sözde soykırım iddialara rağmen bir bölgemize “ Vatan toprağımız ” demelerini ben anlamakta güçlük çekiyorum. Çünkü Osmanlı Devleti Ermeni vatandaşlarımızdan kurtulmak isteseydi bunu başka yollarla halledebilirdi. Türk halkı ülkemizdeki Ermenilerle 1000 yıla yakın süre iç içe yaşamıştır. Kültürleriyle birbirleriyle iç içe yaşayarak bütünleşmişlerdi. Ermeni sorunu, Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalayarak paylaşmayı amaçlamışlar ve bu gün de aynı çıkar çevreler Türkiye üzerinde emellerine ulaşmak istiyorlar. Çünkü bölgemizde güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Amaç ve gayelerini Türk halkı olarak sabırla izlemekteyiz.
           Tarih kitaplarına baktığımızda, tarih boyunca göç ve sürgün olaylarına maruz kalan Ermeniler, bu sürgün olaylarından hiç bahsetmeyerek sadece 1915 yılında Osmanlı Devleti tarafından haklı olarak göçe tabii tutmuştu Ermeni vatandaşlarını. Çünkü o yıllarda Doğu Anadolu Bölgemizde yaşanan savaş ve Ermenilerin başlattığı iç isyanlar nedeniyle asayişin sağlanamıyordu ve göç sırasında iklim şartları nedeniyle kayıp verdikleri belki doğrudur. Yaşıtlarımız hatırlar, bizler Ermeni olaylarını 1960 lı yıllarda köy odalarında büyüklerimizden dinlerdik. Büyüklerimizin anlatımlarına göre o dönemde Birinci Dünya Savaşı zamanında cephelerde ve cephe gerisindeki en büyük düşman salgın hastalıklarıydı.
 
 
                 
          Tarihe baktığımızda Ermenilerle problemimiz 19.yüzyılın ortalarından itibaren başlamıştı. Türk ve Müslüman hâkimiyetini Anadolu ve Rumeli’den silme amacı taşıyan Avrupalılar, amaçlarına ulaşmak için politik girişimlerinin yanında eğitime de önem vermişlerdi. Anadolu’muzun her tarafına yüzlerce misyonerler okulu, kolejler ve Ermeni Kiliseleri açarak amaçlarına ulaşmaya çalışmışlardı.
          Sevgili okuyucularım, 1893 yılında Ruslara karşı uğradığımız ağır yenilgiden sonra toplanan Berlin Konferansı’nda ilk defa Ermeni varlıklarını belirten ve bağımsızlıklarını sağlamaya yönelik yükümlükler gündeme gelmişti. Avrupa’nın verdiği desteklerle Ermeniler İstanbul’da Sason ve Zeytun’da ve Adana’da ayaklanma denemelerine giriştiler. Ermenilerin amacı Avrupa’ya müdahale hırsı hazırlamak ve Doğu’da bağımsız bir Ermenistan Devletinin kurulmasını sağlamaktı.
     Aslında Birinci Dünya Savaşı başlarken Ermeniler saflarını belli etmişlerdi. Toplu halde Rus Ordusuna katılarak, Rus Ordusunda Ermeni Taburları teşkil ederek Osmanlı Ordusuyla savaşmaya başlamışlardı. Doğu ve Orta Anadolu da kalabalık şekilde yaşayan Ermeniler, Kilisenin öncülüğünde silahlanarak, savaşta olan Osmanlıya karşı ayaklanmışlardı.
      Eli silah tutan, yaşı kaç olursa olsun kilosu 45 olan her Türk gencinin cephede bulunmaları nedeniyle Türkleri tamamıyla savunmasız bırakmıştı. Ermeniler katliamlara başlamış, Van, Erzurum, Erzincan, Bitlis ve Yozgat’ta kasaba ve köylerde Müslümanları vahşice öldürülüyor, camileri yakıyorlardı. Rus Ordusu saflarında savaşan Ermenilerin katliamları Rusları bile tedirgin ediyordu. Osmanlı Devleti, Doğu ve Orta Anadolu’da ayaklanıp katliam yapacakları anlaşılan Ermenileri bulundukları yerlerden alıp Suriye ve Lübnan gibi güvenli yerlere nakletme kararı almıştı.Bu uygulamayı hangi devlet olsa halkını güvenliği için yapardı, örnek olarak Amerika  İkinci Dünya Savaşında Japon asıllı vatandaşlarını Orta Amerika’da savaş sonuna kadar ikamete mecbur tutmuş  bu uygulamadan dolayı hiç kimse ABD’yi suçlamamıştır. Ermeni göçü sırasında gerek iklim, gerekse ulaşım ve yiyecek- giyecek şartlarının son derece elverişsiz olmasından dolayı çok sayıda Ermeni’nin ölmesi ve bunu soykırım olarak dünya ülkelerine yaygara edilmesi Türk halkı tarafından kabul edilemez. Tarihçilerimiz anlatmalı, savaşmakta olan Türkler, gerek cephede ve gerekse cephe gerisinde açlık, hastalık ve soğuktan yüz binlerce kayıp vermişlerdi. Dört yıl süren savaş sonunda cephede savaşırken yüz binlerce şehit veren bir ülkeyi suçlamak doğru değil. Tarihçilerimiz karşı atağa geçip Avrupa ülkelerine sözde Ermeni meselesini anlatmalılar.Tabii ki Ermeni tarihçileri masaya otururlarsa.. Asıl suçlu Ermeni tarihçileridir. Asırlar boyunca huzur ve güven içinde yaşadıkları bu topraklarda insanları ayaklanmaya teşvik eden devletler ( Ruslar, Fransızlar ve İngilizler) Çukurova ve çevresini Ermenilere vererek siyasi hâkimiyet kurmak istiyordu. En güzel örneği, Birinci Dünya Savaşı sonunda bu bölgeye girmeleri, Maraş, Urfa ve Antep’i işgal girmeleridir. Amaçları hem ülkemizde hem de Suriye de yaşayan Ermenileri buraya yerleştirmekti. Ermeni tarihçiler halkına bu gerçekleri anlatmalı.
 

 
 
       Sevgili okuyucularım, Çukurova bölgemizde Türk direnişi karşısında bölgeyi boşaltmak zorunda kalan Fransızlarla birlikte geriye çekilen Ermenilerin iklim ve yol şartlarından verdikleri kaybın üç bin civarında olması göz önüne alındığında Osmanlı Devletine yönetilen suçlamanın ne kadar asılsız olduğu ortaya çıkmaktadır. Ama İstanbul’u işgal eden İhtilaf devletlerinin ilk işi kesin gözüyle baktıkları Ermeni katliamlarına ilişkin siyasi belge ve sorumluları aramak olmuştu. Suçlular için “ DİVAN-I HARP”  kuruldu, sonradan Kürt isyanlarına karışan Nemrut Mustafa gibi haini görevlendirdikleri bu mahkemede suçlu gördükleri Osmanlı yöneticilerini yargılayıp mahkûm ettirdiler. Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey bu senaryonun kurbanlarından biriydi. İngilizler iki yüze yakın Osmanlı aydınını tutuklayıp Malta’ya gönderdiğini tarih kitapları yazmaktadır. Amaçları burada kuracakları bir savaş mahkemesinde bu insanları suçlayıp cezalandırmaktı. Ancak gerek Osmanlı arşivlerinde ve gerekse kendi belgelerinde delil bulamayınca Malta’da tutuklu bulunanları salıvermek zorunda kalmıştı.
         1973 yılında Los Angeles şehrinde ilk diplomatımızın şehit edilmesiyle başlayan Ermeni terörü on bir yılda 53 diplomat ve görevlimizi şehit etmişlerdi. Ermeni Asala örgütüne ait teröristlere sığınak ve barınma imkânı veren Fransa da sekiz şehit vermiştik. Mesela 1970’ li yılların sonu veya 80 li yılların başlarında batılı tarihçiler soykırım iddialarının asılsız olduğunu belirleyen raporlar sunmuşlardır. Ama daha sonra bu devamı gelmedi. Belki de Ermeniler bu bilim adamlarını korkuttular veya yıldırdılar.
        Sevgili okuyucularım, Avrupalı bazı devlet adamları zaman zaman 1920 li yıllarda bir Kürt devletinin kurulmamış olmasından yakındıklarını Türk Milleti görmektedir. Avrupa, bu topraklarda yaşayan Ermenilerin, Kürt’lerin ve Pontus Rumlarının devlet kurmalarını bekliyordu. Nato bünyesinde Avrupa’nın savunmasında daima kritik görevler alan Türkiye 2000 li yılların başına kadar IMF ve Dünya bankasına muhtaçtı. Bu gün AB mahkûm gibi gösterilen Türkiye artık eskisi gibi değil. Türkiye’nin Ortadoğu’daki konumuna bu gün çok farklı bakan ABD ile Avrupa,  Ermeni meselesini daha çok önümüze getirecekler. Ama bizler büyük bir devlet olduğumuzu bilinciyle hareket edersek istedikleri kadar Ermeni Soykırım iddialarını 15 Nisanlarda gündeme getirsinler. Artık Türkiye Cumhuriyeti asırlar öncesi gibi zor durumda değildir.
 

 
 
Kaynak : İsmet BİNARK
Fotograf: Discoforum.Com/Beyaztarih.com
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR
http://www.tarafsizim.com/harita.html
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

http://www.malatyadenizorganizasyon.com/